Portakal Haber Ajansı
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

HABER ARA


Gelişmiş Arama

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK OKUNANLAR

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖNEMLİ LİNKLER



Nöbetçi Eczaneler

Artık YETER…! Nereye Kadar?

Salih Tiryaki

20 Temmuz 2014, 14:16

Salih Tiryaki

Artık YETER…! Nereye Kadar?

Bayrak bir ülkenin bağımsızlığının, bir milletin tüm kutsal değerlerinin, namusunun, şerefinin sembolüdür...

Bir milletin bayrağına yapılan saygısızlık ve aşağılama, o milletin tüm bu değerlerine yapılmış bir aşağılama ve saygısızlıktır. Rejimi ne olursa olsun, ister ilkel; ister gelişmiş olsun, dünyanın hiç bir ülkesinde bayrağı aşağılayamazsınız. Bu aynı zamanda uygar olmayan, ilkel bir davranıştır. Bu aşağılık ve ilkel davranışı önemsememek de ayrıca uygar bir insana yakışmayacak ve affedilmeyecek bir aymazlıktır.

O bayrak rengini, binlerce yıldır bu milletin namusu, şerefi, bağımsızlığı ve mukaddesatı için kendini feda eden binlerce şehit ve gazinin kanının renginden almıştır. Bu hakaret bu milletin tarihine, şerefine, mukaddesatına, bağımsızlığına yapılmış en büyük hakarettir. Bu hakareti geçmişte hiçbir düşman yapamamış veya yaptıysa da bu asil millet bunu yapana yaptığının bedelini ağır bir şekilde ödetmiştir. Beyninde vatan, millet mefhumunun kırıntısı olmayan ve bayrak sevgisinden nasibini almayan alçak karakterlerin bu ruhu anlamaları zaten beklenemez.

Biz onları ve yaptıkları ihanetleri geçmişten bugüne kadar biliyoruz. Sadece Türk İstiklal Harbi sırasında görmüş olduğumuz bu ihanetleri burada sıralamaya kalsak sayfamız yetmez. İstiklal Harbi Tarihi okunursa bu görülecektir. İstiklal Harbi tarihi bu ihanetlerin sayısız örnekleriyle doludur. Ama orada aynı zamanda bu hainlerin ihanetlerinin bedelini nasıl ödedikleri de yazılıdır. Bunları okuyanlar, bu milletin namusunun, şerefinin ve bağımsızlığın nasıl bir bedel ödenerek kazanıldığını ve hainlere de nasıl bedel ödetildiğini açık ve net bir şekilde göreceklerdir.

Bugüne gelirsek, yapılan hareket çok ağır bir tahriktir. Türk vatanını savunmakla görevli bir askeri birliğin alenen ve pervasızca içine girilmiştir. Askeri birliğin içine giren alçak, nöbetçilerin ve diğer askerlerin gözlerinin önünde rahatça o bayrak direğine tırmanabilmiş ve Türk bayrağını, onu korumak ve kollamakla görevli askerlerin gözlerinin içine bakla baka indirmiştir. Ve tek bir tepki ve direniş görmemiştir. Sonrası daha da vahimdir… Olayın üzerinden iki gün geçtikten sonra Genel Kurmay Başkanlığından bir açıklama gelmiştir. Bu açıklama ise “özrü kabahatinden büyük” bir açıklamadır ve adeta Türk milletinin, vatanseverlerin zekâsıyla alay eden bir açıklamadır.

Genelkurmay Başkanlığı’ nın sitesinde yayınlanan bu açıklamanın son paragrafı şöyle bitmektedir: ”Yüce Türk Ulusunun sembolü, her zerresi şehit kanıyla bezenmiş bağımsızlığımızın işareti Türk Bayrağı’na, hiç bir değerden nasibini almamış bir şahıs tarafından saldırıda bulunulmasını nefretle kınıyor, bu saldırıyı yapan kişinin bulunup gerekli cezanın verilmesinin takipçisi olunacağının ve hiçbir kişi veya grubun Şanlı Türk Bayrağı’nı dalgalandığı gönderinden indiremeyeceğinin bilinmesi kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Bu paragrafın ilk cümlesi acizliğin ifadesi ve itirafıdır. Silahlı kuvvetlerin asli görevi milli varlığa yönelen her tehdidi yok etmektir, tehdidi kınamak değil. Bu millet ödediği vergilerle savunma harcamalarına bunun için katkı yapmaktadır. Bu açıklamayı kaleme alanlara sormak gerekiyor: Düşman ülke toprağının bir bölümün işgal ettiği zaman da karşıdan bakıp şiddetle kınama mı yapacaksınız? İkinci cümle ise aklı başında her insanı çileden çıkaracak bir tuhaflığın ifadesidir. Deniliyor ki: “… hiç bir kişi veya grubun Şanlı Türk Bayrağını dalgalandığı gönderden indiremeyeceğinin bilinmesi…”

Beyler… Zaten bayrak gözlerinizin içine baka baka indirilmiş. Siz bu milletin zekâsıyla dalga mı geçiyorsunuz? Olay neresinden bakılırsa bakılsın bir rezalettir… Bir felakettir… Kötü bir geleceğin habercisidir… Ve yine, Türk milletinin şerefini, namusunu, bağımsızlığını temsil eden Türk bayrağını, onu korumak ve kollamakla görevli olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir kışlasında, bir soysuz; kışlanın içine girerek direğe tırmanarak o asil bayrağı indirebiliyor ve silahlı kuvvetler de sadece seyrediyorsa, o ordunun başındaki paşaların omuzlarında ve göğüslerindeki apolet ve nişanların, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocukların elbiselerine taktıkları süslü işaretlerden öte hiçbir anlamı yoktur.

Tarihin o paşalar için vereceği hüküm hiç de iyi olmayacaktır. Kullanmaları için ellerine verilen ileri teknoloji ürünü savaş araç ve gereçleri de tören geçişlerinde göstermekten başka bir işe yaramayan pahalı oyuncaklar hükmünde olacaktır.

Artık Yeter… Bıçak kemiğe dayanmıştır.

Bu haber 3442 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Kırklareli POSTASI Müstakil Olmalı..!29 Aralık 2015
Kırklareli POSTASI Müstakil Olmalı..!29 Aralık 2015
Kırklareli POSTASI Müstakil Olmalı..!29 Aralık 2015

ANKET

SANAL BASIN'ın İnternet Tiraj Değerlendirmelerini İnandırıcı Buluyormusunuz? SANAL BASIN'ı Ne Kadar Önemsiyorsunuz?






Tüm Anketler

ANKET

SANAL BASIN'ın İnternet Tiraj Değerlendirmelerini İnandırıcı Buluyormusunuz? SANAL BASIN'ı Ne Kadar Önemsiyorsunuz?






Tüm Anketler

ANKET

SANAL BASIN'ın İnternet Tiraj Değerlendirmelerini İnandırıcı Buluyormusunuz? SANAL BASIN'ı Ne Kadar Önemsiyorsunuz?






Tüm Anketler

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Atatürk Köşesi


Dost Siteler

















sanalbasin.com uyesidir Toplist25
Twitter Facebook

Tüm hakları Portakal Haber Ajansına aittir kaynak belirtilmeden yazı ve görsellerin kullanılması yasaktır (c) 2013..2017 | Powered by SoykanSoft
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu